|
Paco Pena,
modern dünyanın bozulmaya uğrattığı flamenkoyu korumaya çalışan,
flamenkonun özgün değerlerine ve biçimlerine sahip çıkan bir gitarist.
Paco Pena, İstanbul'a sık sık gelip konserler veren, dünyanın bir
numaralı flamenko gitaristidir. Bu konuşmayı, aslına bakarsanız tam
dokuz yıl önce bir dergi için yapmıştım. Üzerinden dokuz yıl geçmesine
rağmen, bugün için de geçerli ve güzel bir konuşma diye düşündüm, bu
sayfada yayınlamaya karar verdim. Paco Pena, üstün ifade ve yorumlama
gücüyle, sadece "puro flamenko (saf, bozulmamış flamenko)"dan örnekler
veren bir sanatçı. Konserlerinde, buna dikkat ediyor.
İkinci Dünya Savaşı sırasında Kurtuba'da dünyaya gelen Paco Pena, onbir
kişiden oluşan fakir mi fakir bir ailenin çocuğu. bugün flamenko
profesörü olarak akademik bir kariyere de sahip olan Paco Pena, modern
dünyanın bozulmaya uğrattığı flamenkoyu korumaya çalışan, flamenkonun
özgün değerlerine ve biçimlerine sahip çıkan bir gitarist. Endülüs
kültürünün bu alçakgönüllü çocuğuyla, flamenkoyu konuştuk. Aydın
Ünlü'nün tercümanlığı ile gerçekleştirdiğim bu konuşmayı sunuyorum
sizlere...
Biraz kendinizden söz eder misiniz ? Müziğe nasıl başladınız, anlatır
mısınız ?
Endülüs'te, Kurtuba'da doğup büyüdüm. Kurtuba, flamenko müziğinin
anavatanı. Bir yerde doğmuşsanız ve müziğe de azıcık eğiliminiz varsa,
bu ortamda insanlar arasında en genel ve onlar arasında en sıradan uğraş
olan müziğe ilgi duymanız ve müzisyen olmanız çok doğal. İkinci Dünya
Savaşı'ndan sonra İspanya'nın şartları oldukça ağırdı. Ben, savaşın
sürdüğü aylarda dünyaya geldim. Savaş sonrası hayat oldukça güçtü.
Topraklardan verim elde edilemiyordu. Ama tüm bu olumsuzluklara rağmen
insanlar cömertti ve sahip oldukları şeyleri paylaşıyorlardı. İnsanlar,
birlikte müzik yapıyorlardı. Ben bu şartlarda büyüdüm. Ailemizde
ağabeyim gitar çalıyordu. Onun katkıları ile yedi yaşında iken gitara
başladım. Gitar çalmak çok sıradan bir şeydi çünkü. Babam bir
şarkıcıydı. Yedi kız ve bir de erkek kardeşim var. O da benden büyük.
Gitar çalan oydu. Annemin de müziğe ilgisi vardı. Bu, Endülüs'te
geleneksel bir şeydi ve ailem de bu geleneğin içinde yer alıyordu.
Türkiye'de defalarca konser verdiniz ve halkımız konserlerinize büyük
ilgi gösteriyor. Bu ilginin sebebi sizce ne olabilir ?
Zannediyorum Türk halkı, flamenkoyu hissediyor. Flamenko oldukça direkt
ve içten bir müziktir. Onun mesajı, insanların her halinin;
hastalıklarının, heyecanlarının, aşklarının, mücadelelerinin , yani
insan olmalarından kaynaklanan her duygunun mesajıdır. Sıradan
insanların, sıradan şeyleri. İspanyol halkının iç zenginlikleri var. Bu
zenginlikler, flamenkoya da yansımış. Bir başka sebep de; flamenkonun
tarih ve geleneğinde ve özünde doğuya ait etkiler çok fazla. Bu etkiler
de özellikle, Kurtuba'da yüzyıllar boyunca yaşamış Müslüman Araplar'ın
etkileridir. Tabii olarak da İslâm kültürünün ve geleneğinin, İslâm
müziğinin derin etkileridir bu etkiler. Türk müziği ile flamenko
arasında bir ilişkiden söz edilmese bile, İspanya'da yaşayan insanlar,
tarihte paylaşmış oldukları coğrafya ve kültürden dolayı, Arap müziğine
özel bir his besliyorlar.
Flamenko müziğinin kökeni hakkında neler düşünüyorsunuz ?
Flamenko müziği, değişik unsurların büyük bir karışımıdır. Ki bu
karışımın en önemlisi de, "oriental background"dur. İspanya doğuya ait
değil ama, yüzyıllar boyunca doğu kültürünün etkisi altında kalmış.
Endülüs kültüründe pekçok ortak özellikler bulunmakta, ruh ve aklın
ortaya koyduğu her faaliyette; mimaride, müzikte, felsefede... farklı
şekillerde de olsa bunlar birbirine karışmıştır. Flamenko, Endülüs'ün
sıradan insanlarından kaynaklanmıştır. 16, 17, 18 ve hatta 19.
yüzyıllara varıncaya kadar, çok zor şartlarda yaşayan insanlardan. Bu
kültürlerin farklı geçmişlerine ve birikimlerine rağmen buradaki
insanlar, sosyal şartları ya da sosyal şartlar için hissettiklerini, bir
anlamda da kendilerini bu çeşit hayat tarzıyla, bu çeşit müzikle ifade
ediyorlardı. Ki, bu da flamenkodur. Flamenkonun kökenlerinin
açıklanabilmesi kolay iş değildir. İnsanların yaşadıkları bu zor sosyal
şartlar, baskılar, talihsizlikler, Müslüman Araplar'ın, çingenelerin
İspanya'dan sürülmesi ve ayrıcalıklı tutum ve davranışlar; işte tüm bu
tarihi ve sosyal şartların karışımı, güçlü bir şekilde insanların
ifadelerinde, heyecanlarında göze çarpar. Bütün bunlar, flamenkonun
kökleridir. Bu müzik, insanların en temel ve en gerçek duygularını,
heyecanlarını ele alır.
Böylece, sanırım flamenkonun bir felsefesi olduğunu da söyleyebiliriz.
Tabii ki, flamenko müziği de üretken bir müziktir. Biz müzik derken
sadece duyguları ve heyecanları kastetmiyoruz. Bunun yanında birtakım
teknikleri de sözkonusudur.
Flamenkonun kökenindeki İslâm-Arap etkisinden söz etmiştiniz. Bunu biraz
açar mısınız ? Bu etki nasıl bir etkidir sizce ?
Sorunuzun cevabı o kadar kolay değil. Flamenko çok farklı ve fizyonomik
olarak kendisine özgü bir şekli var. Flamenko bir bütün, flamenkodaki
unsurlar için tam olarak bu Arap, bu İspanyol, bu Yahudi şeklinde
ayırımlara gitmek zor. Flamenko, kendine has, eşsiz bir müzik... özel
bir müzik. İstanbul'da namaz için insanları çağıran müezzinin ezanı ile
flamenko müziğin "an a kampani"si (solo söyleme, solo şarkı) arasında
çok büyük benzerlik var. İşte bu yüzden şurası veya burası Arap
diyemiyorum. Bu o kadar kolay değil. Fakat bezeme, sesi kullanma
kesinlikle batılı değil... aksine daha doğulu.
Ama tümüyle doğulu da değil...
Oldukça farklı... kendine özgü... ne tam doğulu, ne de tam batılı. Ama
doğunun tesirleri çok daha fazla. Flamenkoda tanrı fikri, inanç gibi
unsurlar rol oynamış mıdır ? Biliyorsunuz batı müziğinde kilisenin
tesirleri var.
Flamenkoda böyle bir dini kurumun etkisi olmuş mudur ?
Hayır, cevap hayır,. Flamenkoda halk vardır, halkın yönlendirmesi
vardır.
Bugünkü geleneksel müzikler arasında, modern dünyada flamenkonun yeri
nedir ?
Bence flamenko güçlü bir müzik. Tekrar söylemem gerekirse, dünyadaki tüm
müzikler hakkında fazla bilgim yok. Ama flamenko gibi, halkın ifade
tarzlarına inanıyor ve onları seviyorum. İşte bu bağlamda flamenko da,
güçlü bir ifade tarzı. Oldukça direkt ve zor bir müziktir flamenko.
Güçlü ve ayrıca onu ifade edebilmek ve değerini anlayabilmek de oldukça
zor. Ama ben bütün bu karamsar görüntülere rağmen şunu söylemek
istiyorum:
İyi şeyler, her zaman yaşayacaktır. (Yenişafak
Gazetesi'nden alıntıdır, Ocak 2002)
İlgili Linkler >
Flamenca y La Guitarra Flamenca (İngilizcesi var)
The Flamenco Guitar
Flamenco in Granada Spain
Guillermo Salazar
FRANCA ANGELA ZUIN
Lucia y Valdemar
Gráfico
www.flamenco-world.com >>FREE FLAMENKO MP3
Pedro Cortes
FLAMENKO & GYPSY KINGS: GİTAR TEKNİKLERİ..
Paco Pena & Company
www.andalus.com |