|
Medeniyetlerin merkezi Akdeniz Dünyası.. Endülüs ise Akdeniz kültür ve medeniyetlerinin sentezidir. Dünya tarihinde gerçekleşmiş en geniş kapsamlı ve en uzun süreli tek "sosyo-kültürel uzlaşma" tarihine sahiptir Endülüs.. Endülüs halkı, devletini kaybettikten sonra Hıristiyan zulmüne malıyla - kanıyla direnmiş ve kendi kültürünü yaşayarak koruma mücadelesinin bayraktarlığını yapmıştır. "KENDİNDEN ÖNCESİNİ KENDİNDE TOPLAYAN VE KENDİNDEN SONRASINI AYDINLATAN BİR MEDENİYET'tir Endülüs" ***** ***** ***** ***** ***** |
|
ENDÜLÜS TARİHİNİ ÖZETLEYEN 3 SEMBOL > 1. KILIÇ (Fetih ve Reconquista: Askerî ve siyasî güç), 2. KİTAP (Bilim ve Eğitim: Kültürel-insânî güç), 3. KUBBE (Medeniyet: Küresel güç)
Toprağı buram buram bilgi tüten Kurtuba, Bilginlerinin adı taa uzaklarda çınlayan Kurtuba'ya ne oldu? Ey ibret dolu geçmişten ibret alacak yerde, günübirlik işlere dedikodulara batmış kişi! Sen uyu bakalım; ama zaman için ne demek dinlenmek, ne demek uyku! (Ebu'l-Bekâ Sâlih b. Şerîf er-Rundî)
28 Nisan Endülüs'ün Fethinin Yıldönümü Dünya tarihinde Doğu ve İslam Medeniyetinin zirvesi, Batı’nın ise temeli Endülüs.. * * * *** * * * 2 Ocak Endülüs'ün Kaybının Yıldönümü Avrupalıların karanlık Orta ve Yeniçağlarında “altın çağ”larını yaşayan İslam Dünyasının Batı kanadının kırıldığı gündür bugün..
Türkler ve Âh Endülüs Vah Endülüs !.. Endülüs deyince biz Türkler hâlâ "Ah Endülüs Vah Endülüs !.." aşamasındayız. Oysa Batılılar, hatta Araplar ve Mağribliler bu konuda somut bilimsel, sosyal ve kültürel çalışmalar yapmışlar ve yapmaktalar. Bizim de öyle yapmamız gerekirken, maalesef duygusal tepkiden öte geçemiyoruz. Ve hâlen bu duygusal edebiyat ve Elhamrâ-Ulucâmi turuyla Endülüs hamâseti yapan insanlar prim topluyor ve kimileri de bu tarih hazinesini ekonomik çıkarlarına âlet ediyor! Fakat ne acı ki, Endülüs kültürü-medeniyeti üzerine somut bilimsel-sosyal-kültürel çalışma projeleri hazırlayıp kapı kapı dolaşarak destek arayan insanlara destek olan pek yok.. Bu yüzden biz diyoruz ki, lütfen artık eski alışkanlıklarımızı terk edelim de tarihe sadece duygusal açıdan değil, biraz da gerçekçi ve bilimsel açıdan bakalım. Her yıl grup grup Endülüs'e gidip duygularımızı tatmin ederek dönmek yerine, oradaki Müslümanlarla ve Müslüman olmak için küçücük ilgi bekleyen binlerce İspanyol Endülüslü ile insanî münasebetler kurup geliştirmenin yollarına bakalım..
Ne hayret vericiydi o Müslümanların devri,
İnanılmaz bir efsaneydi
medeniyetleri Hâlâ Hicaz âhengiyle söylenir şarkıları (Muhammed İkbal)
Batı, hikmeti kaybettiği için gayesini de kaybetmiştir.
Dengeli ve ideal
medeniyetin numunesi Endülüs Medeniyeti olmuştur
(Roger Garaudy).
Endülüs, İspanyolların
yıkımına kadar Müslüman, Hıristiyan ve Yahudi kültürlerin
dinamik bir tarzda alış verişte bulundukları bir
medeniyetler bileşkesini asırlar boyu sürdürmüştü
(Ahmet Davudoğlu).
(Ali el-Cârim). Endülüs'ten bize otuz kitap kaldı, atomu parçalayabildik. Eğer yakılan bir milyon kitabın yarısı kalmış olsaydı, çoktan uzayda galaksiler arasında geziyorduk (Nobel ödüllü Fransız Fizikçi Pierre Curie).
Bir Hıristiyan toprağının bağrındaki Müslüman sarayı; Batı'nın gotik binaları arasındaki Şark âbidesi; fetheden, yöneten ve yok olup giden yiğit, zekî ve seçkin bir halkın zarîf kalıntısı Elhamrâ.. (Washington Irwing).
Evet New York caddelerinde bile esmiştir Endülüs rüzgarı; ama Türkiye’ye kapatılmış ve iğdiş edilmiş tarih bilincimize bu rüzgardan bir esintinin değmemesi için elden gelen yapılmıştır. Bugün hâlâ ayakta duran kral III. Ferdinand’ın Sevilla şehrindeki türbesinin Arapça, Latince, İbranice ve Kastilya İspanyolcası yazılı duvarlarına yahut Toledo’daki San Roman kilisesinin mihrabındaki Arapça yazılarına bakan ziyaretçiler Endülüs’ün bir “kaza” değil, Hıristiyanlar ve özellikle Yahudilerin de katılımıyla gerçekleşen bir hoşgörü modeli olduğunu anlayacaklardır. Nitekim ünlü edebiyat eleştirmeni Harold Bloom, “Mevcut kültürel çok kültürlülüğümüz olsa olsa Kurtuba ve Gırnata kültürünün bir karikatürü olabilir” derken unuttuğumuz bir hakikatin kapısını ustaca çalmaktaydı.. modern romanın babası olan ‘Don Kişot’ bile İslam tarihinin içine çöreklenmektedir. Sınırlar kayganlaşmakta, küreler iç içe geçmekte ve tarih yeniden yazılmayı beklemektedir (Mustafa Armağan).
Eğer Arapların Endülüs’ten kovulmasından sonra Türk askeri Kuzey Afrika’ya yerleşmeseydi Hıristiyanlaştırma ve Avrupa işgali İspanya’dan Kuzey Afrika’nın iç bölgelerine kadar uzanacaktı (Mısırlı Fehmi Şinnavî).
Mazisinden, ihtişamından utanan ve Avrupalı dostları gücenmesinler diye hazinelerini gübre ile saklayan gafil bir çocuktur Türk aydını (Cemil Meriç).
Şam'da giydikleri libâsı Atlas okyanusunda yıkayanların mekânı Endülüs; Sekiz asır süren medeniyet. İçinde herkesin kendisine yer bulduğu toprakların adı. Müslüman yönetimin açtığı şemsiyenin altında Hıristiyan'ın, Yahudi'nin, Pagan'ın, onca mezhebin; Berberi'nin, Çingene'nin, Kastilyalının, Vizigotun gölgelendiği yer. Her ırk ve her dilin serpildiği toprakların berekete çevrildiği; bilim aşkıyla dünyanın her köşesinden yola çıkanların ulaşmaya çalıştığı en önemli duraktır. Üniversitenin, reformun, Rönesansın, astronominin, matematiğin, felsefenin, tarihin yeniden mayalandığı hamurun adıdır Endülüs. Medeniyetler çatışması tezleriyle toplumları birbirine düşman etmeye çalışanlara daha bin yıl önceden verilmiş bir cevaptır Endülüs. Hoşgörünün, birlikte yaşamanın ve en iyisini üretmenin mümkün olduğunu ispatlamış yarımadanın adıdır (Endülüs Belgeseli, TRT 2009).
Gezegenimizin artık aşka veda ettiğini zannediyordum ben, buralar kana bulandı diye, değilmiş. Bu inci burada oldukça, göle maya çalınabilirmiş hala.. Gözyaşı dökerken anlıyorum ki “Endülüs İncisi” dünyanın çeyiz sandığı (Elif Yunak).
Endülüs.. bilim ve sanatta İslam Medeniyetinin zirvesi.. Aşkın hazzından fetih ve reconquista savaşlarının acılarına kadar hayatın her rengini ve tadını yaşamış bir tarih.. bizim tarihimiz. Endülüs'ü kaybetmek.. çok sevilen bir kahramanın kaybında hissedilen hüzün gibi.. unutulmasın ki Endülüs, tarihî misyonunu yerine getirmiştir ve şanı şerefiyle tarihin onur sayfalarında yerini almıştır, şimdi sıra bizdedir. Önemli olan, Endülüs'e ağlamak veya hayran olmak değil, ondan ders almak ve projeler üreterek çalışmaktır. L.Ş. *** *** *** *** *** ENDÜLÜSLÜNÜN ENDÜLÜS'E HASRETİ (TARIK ALİ)
Seni hep hatırlayacağım Bugünkü gibi kış güneşinin altında Goncaların kokusunun kanımızı ateşlediği baharda Bir damla suyun duyulur duyulmaz sesinin zihnimizi yatıştırdığı, Duyularımızı serinlettiği yaz sıcağında, Yağmurdan sonra ortalığı kaplayan yasemin kokusunda. Evimizin içinden geçen kaynak suyunun tadını Vadiyi dolduran yaban çiçeklerinin koyu sarısını Çamlardan süzülen başdöndürücü dağ havasını Göklerden gelen rüzgârların altında dans eden hurma ağaçlarını Kekiklerin baharatlı soluğunu Kışları odun ateşinin kokusunu HİÇ UNUTMAYACAĞIM. ve berrak bir yaz günü masmavi gökyüzünün birdenbire kararmasını Küçük oğlumun bir zamanlar büyük dedemizin olan bir parça camla Kulede sabırla yıldızların bir kere daha ortaya çıkmalarını bekleyişini.. Bütün bunlar, hayatımın tutkulu özü olacak daima. *** *** *** *** ***
Bu websitemizde yer alan yazıların çoğu kendi yayınlarımızdan alıntıdır. Öncelikle sitemizi hazmedip de daha fazla bilgiye ihtiyaç hisseden ya da bilgisayardan okumaktan rahatsız olanlar için yayınlarımızı okumalarını tavsiye ederiz. *** *** *** *** *** |
|
Endülüs ve Dönemi Üzerine Tavsiye Kitaplar
MEHMET ÖZDEMİR, "ENDÜLÜS" MADDESİ, DİYANET İSLAM ANSİKLOPEDİSİ, TDV, C. XI, sh. 211-225 LÜTFİ ŞEYBAN, www.endulus.net LÜTFİ ŞEYBAN, RECONQUISTA ENDÜLÜS'TE MÜSLÜMAN-HIRİSTİYAN İLİŞKİLERİ, İZ YAY., İST. 2003-2009 LÜTFİ ŞEYBAN, MUDEJARES & SEFARADES ENDÜLÜSLÜ MÜSLÜMAN VE YAHUDİLERİN OSMANLI'YA GÖÇLERİ, İZ YAY., İST. 2007-2009 MEHMET ÖZDEMİR, ENDÜLÜS MÜSLÜMANLARI, 1-2-3, TDV YAY., ANK. 1996 Endülüs’ten İspanya’ya, TDV YAY., ANK. 1996 MARIA ROSA MENOCAL, DÜNYANIN İNCİSİ ENDÜLÜS MODELİ, ETKİLEŞİM YAY., İST. 2006 İLKER ÖZÜNLÜ, ENDÜLÜS KENT-ANLATI, T. İŞ BANKASI YAY., İST. 2005 HENRI STIERLIN, İMANIN VE İKTİDARIN HİZMETİNDE İSLAM MİMARİSİ, YKY, İST. 2006 WASHINGTON IRWING, ELHAMRA ENDÜLÜS'ÜN YAŞAYAN EFSANESİ, İZ YAY., İST. 1992 İBNİ CÜBEYR, ENDÜLÜS'TEN KUTSAL TOPRAKLARA, SELENGE YAY., İST. 2003 MARSHAL G.S. HODGSON, DÜNYA TARİHİNDE İSLAM, YÖNELİŞ YAY., İST. 1997 AHMET RAİF, ENDÜLÜS YOK EDİLİŞİN ÖYKÜSÜ, İST. 1993 TARIK ALİ, NAR AĞACININ GÖLGESİ, EVEREST YAY., İST. 2001 DOĞU BATI DERGİSİ, AKDENİZ ÖZEL SAYISI, SAYI: 34, 2005-06 |
|
*** *** *** *** *** |
|
Küçük Bir Düzeltme ve Hatırlatma Son aylarda Ziya Paşa'nın adıyla meşhur edilen bir kitap var: Endülüs Tarihi. Bu kitap, Ziya Paşa'nın telifi yani onun kitabı değildir. Kitap, Fransız yazar Viardot’a aittir. Kitabın Türkçeye çevirisini Ethem Paşa başlatmış, onun kaldığı yerden Ziya Paşa tamamlamıştır. Kitap, Ziya Paşa'nın ölümünden sonra 1882 yılında tabedilmiştir. 19. Yüzyılda yazılmış ve kaynak değil sadece araştırma eseri olan bu kitabın, yeni kitapmış ya da yeni bir araştırmaymış gibi yeni baskılarla piyasaya sunulması, ülkemizdeki yayıncılık anlayışının çarpıklığını yansıtması açısından enteresandır. Çünkü, Viardot'tan sonraki bir asırdan fazla zaman içinde Endülüs Tarihi üzerine yüzlerce yeni araştırma yapılmıştır. Özellikle İspanyollar ve Araplar tarafından yazılan eserler çok kıymetli bilimsel araştırma ve bulgulara dayalıdır. Dolayısıyla, bilinçli okurlar için yapılması gereken, yeni yazılan kitapları takip etmek olmalıdır. *** *** *** *** *** |
|
Diğer bir Endülüs Sitesi Endülüs üzerine öz derlemeleri fotoğraflar ve sunular eşliğinde etkileyici tarzda sunan bir site.. Burada da çeşitli sunu ve videolara erişebilirsiniz. Enes meriç kardeşimizi gayretinden ve samimiyetinden dolayı kutlarız. |